Sudan Maarif Okulları Mezunu Makthoum Abdalla UNICEF’in Gençlik Savunucusu Oldu

20.09.2022



Sudan’ın Darfur bölgesinde Birleşmiş Milletler tarafından açılan UTAŞ Göçmen Kampında yaşayan ve Türkiye Maarif Vakfı Nyala Erkek Lisesinden mezun olan Makthoum Abdalla, UNICEF’in gençlik savunucusu olarak New York’ta dünyanın farklı bölgelerinden insanlara tecrübelerini aktardı. Ailesiyle birlikte Nyala’daki Utaş kampında yaşayan Makthoum, kampta yaşanan gıda sıkıntısından dolayı gıda mühendisliği okumak istediğini söylemişti. Makthoum hayallerini gerçekleştirerek bu yıl Türkiye Bursları ile Konya Selçuk Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümünde üniversite eğitimi alacak.

Utaş Göçmen Kampı’nda Başlayan Hikaye

2003’te başlayan Sudan Darfur iç savaşı sonrasında ailesi köyünü terk etmek zorunda kalan Makthoum Abdalla, Birleşmiş Milletler tarafından açılan UTAŞ Göçmen Kampında 2004 yılında dünyaya geldi. İç savaş süresince çok zor günler geçirdi ama eğitime olan ilgisini ve heyecanını hiçbir zaman kaybetmedi. 2019’da Sudan Güney Darfur Eyaleti başkenti Nyala şehrinde bulunan Türkiye Maarif Vakfı Nyala Erkek Lisesinde %100 burslu olarak lise eğitimine başladı. 2022’de okulu birincilikle tamamladı. Okul idaresinin yönlendirmesiyle Türkiye Burslarına başvuru yapan Makthoum Abdalla, %100 burslu olarak Selçuk Üniversitesi Gıda Mühendisliği bölümünde üniversite eğitimi almaya hak kazandı. Makthoum Abdalla kamplarda çocukluğundan beri karşılaştığı açlık, yanlış beslenme ve sağlıklı gıdaya ulaşamama gibi problemler sebebiyle meydana gelen ölümlerle mücadele etmek amacıyla bu bölümü tercih ettiğini belirtti.

BM Yıllık Olağan Genel Kurulu kapsamında UNICEF’in gençlik savunucusu olarak öğrenme krizinin nasıl ele alınabileceğine dair fikirlerini paylaşmak amacıyla New York’ta dünyanın dört bir yanından gençlerle buluşan Abdalla, göçmen kampında yaşadığı zorluklara rağmen bilgiye ve eğitime ulaşma çabasından hiçbir zaman vazgeçmediğini, insanlığın en zor şartlarda bile birçok şeyi başarabileceğini ifade etti.

“Daha iyi bir gelecek için umudumuz her zaman var.”

Makthtoum, Maarif Okullarının kendisiyle yaptığı röportajda şunları söylemişti:

“Adım, Makhtoum Abdallah. Sudanlı’yım. Babam çiftçilik yapıyor annem ise ev hanımı. 2004’te Sudan’ın Güney Darfur Eyaleti Başkenti olan Nyala şehri yakınlarındaki, Utaş bölgesinde doğdum. Ailem, Darfur bölgesinde 17 yıldan fazla devam eden, iç savaş sebebiyle; Utaş göçmen kampına zorunlu olarak göç ettirilmiş. Utaş aslında bizim iç savaştan önce yaşadığımız bölgenin adı. Arapça’da susuzluk anlamına geliyor. İçme suyunun çok az bulunması nedeniyle böyle adlandırılmış. Kampımıza da bu isim verilmiş. Kampta, bizim gibi evlerinden çıkartılmış binlerce aile yaşıyor. Ben karışıklıklarla, kayıplarla, açlık ve yoksulluklarla dolu bir dünyada doğdum. Göç sırasında hayatını kaybeden insanlar var. Ben de teyzemi, amcamı ve ağabeyimi kaybettim. Kamp hayatı da hiç kolay olmadı. Açlık ve sefalet insanların peşini bırakmadı. Sağlıksız beslenmeden ölen çocuklar, insanlar oldu. Ama bütün bunlara rağmen ailem ve ben hâlâ buradayız. Daha iyi yarınlar için umutlar ve hayaller tabi ki var. Üniversiteye gitmeye ve gıda teknolojisi ve beslenme okumaya karar vermemin nedeni, sırf insanların başına gelenleri önlemek ve bu tür ölümleri azaltmaktı.

Tüm bu zorluklara rağmen büyük hayallerim var. Başarıya giden yolun eğitimden geçtiğini de biliyorum. Kitap okurken, kampta elektriği olmayan samandan yapılmış küçük odamda olmadığımı hayal edebiliyorum. Kamptaki odamdan Kahire’ye, Fransa’ya, Londra’ya ve İstanbul’a kadar, kitaplar aracılığıyla seyahat edebiliyorum.

İlkokulu bitirme sınavlarında binlerce öğrenci arasında üçüncü oldum ki bu benim için büyük bir başarıydı. Yakında lise bitirme ve üniversite giriş sınavına gireceğim. Sonra umarım üniversiteye adım adım ilerleyeceğim. Bu arada üç dili iyi derecede konuşmayı öğrendim. Arapça, İngilizce ve Türkçeyi akıcı bir şekilde konuşuyorum ve son zamanlarda Fransızca öğrenmeye başladım. Dil öğrenmek, zihnime meydan okurken kendimi güçlü hissettiriyor. Ayrıca, daha adil bir dünya için diğer insanlarla iletişim kurabileceğimi düşündürtüyor. Bu, hepimizi insan olarak bir araya getirebilecek birçok araçtan biri.

İlk okuldaki başarılarımdan dolayı, birkaç yıl önce UNICEF SUDAN bana kendi hakkımda en büyük hayalimi paylaştığım bir makale yazdırdı. ‘Bir gün yurtdışına gitmek ve üniversite okumak’ başlıklı makaleyi yazdıktan sonra UNICEF Sudan’ın gençlik savunucularından biri olarak seçildim. Her fırsatta, her çocuğun kaliteli eğitime erişim hakkı olması gerektiğini anlatıyorum. Kamptaki gençlerin beni örnek almalarını, anne, babamın ve kardeşlerimin benimle gurur duymalarını istiyorum. Ayrıca kamptaki herkesin eğitim için nasıl çabaladığını görmek hoşuma gidiyor.

“Hayallerimin peşinden gitmek için en uygun ülke Türkiye.”

Türkiye’de okumak istiyorum çünkü okumak ve hayallerimin peşinden gitmek için en uygun ülke olduğunu düşünüyorum. Türkiye güzel bir kültüre ve köklü bir tarihe sahip. Ayrıca tüm dünyadaki öğrenciler için bir çekim merkezi. Türkiye’nin beni daha çok hayran eden yanı ise, kendi üretimine ve bilimsel araştırmalarına güvenen bağımsız bir ülke olması. Türkiye sadece büyüleyici bir ülke değil, aynı zamanda insanları da nazik ve cömert. Zaman zaman Türk dizilerini ve bazı televizyon programlarını izledim, gördüğüm kadarıyla ‘Türkler misafirperverlik ve vatanseverlik giysisi giyiyor’ diyorum. Türkiye’nin en mükemmel eğitimi alabileceğim bir yer olduğuna inanıyorum.

Mezuniyetimden sonra özelde çocuk beslenmesi üzerine çalışmak, genel olarak da dünyadaki yetersiz beslenmeyle mücadele etmek istiyorum ki kimse açlıktan ölmesin. Gıda teknolojisi eğitimim; gıda güvenliğini destekleyerek insanlığa hizmet etmemi sağlayacak. Hastalıkların yüzde 99’unun yediğimiz sağlıksız yiyeceklerden kaynaklanması dikkat çekici. Okuduktan sonra da insanları gıda sağlığın önemi konusunda bilinçlendirmek için elimden geleni yapacağım.”

DİĞER HABERLER

Video Title